Meme Kanserinin Ne Kadarı Genetik?

Vücudun savunma sisteminin ve kansere neden olan “apoptoz sisteminin iyi çalışmaması” ndan, çevresel faktörler kadar ruhsal faktörlerde önemli rol oynuyor.

İstatistik olarak yapılan araştırmalar meme kanseri olan kadınların çok büyük bir kısmının (bir araştırmaya gore yaklaşık %70) belirli bir yaştan sonra çocukların büyüyüp evden gitmesi, boşanma ve\veya ilişkinin artık eski seyrinde gitmediği dönemlerde ortaya çıktığın saptanmış… Bu kayıplar aynı yas sürecinde ki gibi yatırım yapılan nesnelerin ortadan kalkması veya uzaklaşmasıyla yatırımın havada kalmasının kişiye yaşattığı ruhsal durumu hatırlatıyor bizlere… Ne denli genetik mirasın rol oynadığı bilimsel gerçeklerle kanıtlanıyorsa da bu genetik yatkınlık hemen bütün hastalıklar da olduğu gibi çevresel ve psikolojik faktörleri göz ardı etmeyi gerektirmiyor.

Hepimizin, kadın erkek meme ile ilişkisi taa en başa dayanıyor… Zamanında bizi besleyen aynı organın kötü olabilme ihtimali (ya da hep çiftedeğerli hem iyi hem de kötü müydü? ) fantazmatik olarak belki de diğer kanserden daha farklı etkiliyor hem kadını hem de adamı. Kadının cinsel kimliğinde önemli rolü olan bu organ hem anneliğini hem kadınlığını sorgulamasına neden olabiliyor.

Toplumsal olarak sanılanın aksine öznel gerçeklik olarak kişilerin hastalığı karşılama, yaşama şekilleri farklılık gösteriyor. Her zaman olduğu gibi burada da organa ve hastalığa yüklenen anlam değişiyor; kimi yayılmasından korkuyor, kimi kadınlığından; hastalık kimine yalnızlığı anımsatıyor, kimine çocukluğunu…



Ameliyat sonrasında sağlıklı yaşam ihtimalinin en yüksek olduğu söylenen kanser türlerinden biri meme kanseri ama bu organa (her iki cins tarafındanda) atfedilen sembolik anlamın büyüklüğü kaybının önemsizleştirilebilme (sıradanlaştırılabilme) ihtimalini mümkün kılmıyor.

Vücud imgesine, kimliğe dokunan her operasyon aynı zamanda (öncesinde sonrasında) ruhsal bir operasyonu da gerektiriyor. Yeni bedeni sahiplenmekte zorlanılabiliniyor. Bu bedeni tekrar tanımlamak ve kendine katmak yada bu yeni bedene kendini katmak…

Psikolojik acı ameliyatla beraber yeni bir boyut kazanıyor bazen şekil değiştiriyor, şiddeti artıyor ya da aksine bir rahatlama geliyor va acı dinmeye başlıyor. Kalan gögüsün gideni unutturmadığını söylüyor hastaların bazıları kimisi de ergenlik döneminden önce de göğüslerinin olmadığını düşünüyor. “Çocukluğum” diyor “güzeldi belki yaşlılığımda güzel olur.” “ Önemli tabii ama sanki o boşluk da diğer boşluklar gibi doldurulabilir. ” diyor bir başkası.

Bu operasyonun kastrasyon karmaşasına da gönderme yaptığı gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil. Sanılanın aksine sadece bakamayan, dokunamayan kadınlar yok kesik yerinin erotize edildiği ve yara izine bağlanan bir çok kadın da var. Karısını daha çekici bulduğunu söyleyen adamlarda…

Hastaların bir kısmı kendini kurban olarak görüyor da aksine kanserin kendisine bir ceza olarak geldiğine inanan hastaların varlığı da bizi suçluluk duygusu üzerinde hem düşünmeye zorluyor hem de bu hastalarla olan çalışmalarda onların ruhsal işleyişleri hakkında ipuçları veriyor.

Hastalık süresince hasta ve yakınlarının ruh halleri kişiden kişiye ve an an değişiklik gösterebiliyor. Bütün bu karmaşanın arasında kendine ve bedenine yer açabilmek, yatırım yapabilmek önem taşıyor. .

Gizem Erkay Sala
Uzman Klinik Psikolog

Ayın Dosyası

  • Nasıl Bir Anaokulu? +

    Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, Devamını Oku
  • Çocuğum İlkokula Hazır mı? +

    Ilkokula geçiş hemen her çocuk için hem heyecan verici hem de zorlayıcıdır. Kuralların olduğu ve artık oyunun yerini dersin aldığı Devamını Oku
  • Anaokuluna Başlarken +

    Aile içinde temelleri atılan eğitimin ikinci adımı, ilköğretim ile aile arasında bir köprü vazifesi kuran anaokuludur. Devamını Oku
  • Nasıl Bir İlkokul? +

    Ortalama bir anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim alması, birey olarak kendini donatabilmesi, hayatını geçindirecek iş sahibi olmasıyla ilgili hayalleri vardır. Devamını Oku
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma +

    Tuvalet alışkanlığı çocuğun birey olma yolunda önemli gelişim aşamalarından birini oluşturur. Kendi bedenini ve işleyişiyle ilgili öğreniminde önemli bir rol Devamını Oku
  • 1

Kısa Kısa

Kadınlar ve erkeklerin beyinlerindeki nöronlar arası snaptik bağların birbirlerinden farklıdır. Erkeklerde bu bağlar çogunlukla intrahemisferik (her bir beyin lobunun kendi içinde) iken, kadınlarda interhemisferik (iki lob arası) bağlar yoğunluktadır.