Doğum Öncesi Dönem: Anneliğe Hazırlanırken

İstenilen zaman da olsun olmasın doğum öncesi dönemi anne adayı çevresindekilerden farklı deneyimler. Doğacak bebeğine herkesten çok daha yakındır. Bebeğini içinde büyütürken onu hayata hazırlama sorumluluğu, kendi vücudundaki değişimler, duygu hallerindeki iniş çıkışlar ve zihinsel meşguliyetleriyle bu değişimi çok daha derinden yaşar. Düzenli kontrollerle bebeğin gelişimini takip ederken, onun sadece sağlığını ve fizksel gelişimini takip etmez, aynı zamanda onunla duygusal bir bağ da oluşturmaya başlar. Günümüz teknolojisi ile bebeğin cinsiyeti, nispeten görünüşü, hareketleri annenin bebeğiyle ilişkisini daha canlı yaşamasını, bu yaşantıyı doğumdan çok daha önce eşi ile de paylaşabilmesini sağlar.

İlk üç ay, annenin mide bulantıları, yorgunluk ve uyku hali ile sadece zihnen değil, bedensel olarak da alışmaya çalıştığı bir süreçtir. İsteyerek ve planlı olarak kalınan hamileliklerde bedenin daha çabuk bu sürece adapte olduğu görülmektedir. Bu dönem ayrıca bebek adayının da anne rahmine daha sıkı asıldığı, rahim içindeki yerini sağlamlaştırdığı da bir süreçtir. Hafif kanamaların olduğu durumlarda, ileri yaşlarda kalınan ve riskli hamileliklerde, daha önceden düşük deneyimi yaşamış anne adaylarında ilk aylar anne-baba adayının hamileliğin devamı ve bebeğin sağlıklı olup olmadığıyla ilgili kaygıların yoğun yaşanmasına neden olabilir. Hatta bebeğin sağlığı ile ilgili endişeler hamilelik boyunca ve devamında da var olmaya devam edebilir. Anne ile bebek ilişkisini etkileyebilir.

İkinci üç ay, nispeten annenin kendi yaşantısıyla hamileliği paralel yürütebildiği bir dönemi içerir. Ancak annenin ne kadar hareketli bir yaşantısı olursa olsun, zaman geçtikçe çevrede olup bitenlerden ziyade karnında taşıdığı bebeğiyle zihinsel olarak daha fazla meşgul olmaya başlar. Bebeğin hareketleri, duruşu, ultrason görüntüleri ile kendi geçmiş yaşantılarının bir karışımıyla birlikte bebeğin nasıl bir bebek olacağıyla ilgili zihninde hayaller kurmaya başlar. Doğduğunda nasıl bir bebek olacağı, fiziksel özellikleri, cinsiyeti gibi pek çok konuyu içeren düşüncelerle hayalindeki bebekle ilişkiye girer. Bu hayaller de daha öncekiler gibi kimi zaman bebekle ilgili olumlu duyguları getirse de, kimi zaman kaygı verici olabilir.

Bebeğin sağlıklı olup olmadığıyla ilgili endişeler evrensel olarak bütün hamile anne adaylarınca yaşanırken, bu endişelerin yoğunluğu annenin bebeğine olan duygusal yatırımından etkilenir. Ailenin bebeğe hazır olmadığı durumlarda, çiftlerden birinin bebek sahibi olmaya hazır olmadığı, bebeğin beklenen cinsiyette olmadığı, sağlığıyla ilgili sorunların yaşandığı ya da doğumun beklenenden erken olabileceği durumlarda, ve çocukluğundan itibaren içselleşmiş olumsuz annelik yatırımları olan annelerde hayalde canlanan bebekle ilgili düşünceler daha kaygı uyandırıcı olabilir. Doğacak olan bebeğine olumlu yatırım yapan, istekli bir anne adayı zaman zaman kaygılar yaşasa da bebeği ile ilgili olumlu bir resim oluşturacaktır. Hamileliğin son dönemine doğru, anne bu hayali bebekten sıyrılıp, gerçek bebeğe hazırlanmaya başlar. Uyuyacağı oda, giyeceği giysiler, oyuncaklar, mobilyalar, bebeğin adı, doğumun nasıl olacağına karar verme gibi pek çok şey uzun zamandır annenin kendi içinde hissettiği bebeğine kavuşmasının yaklaştığının habercisi gibidir.

Şebnem Orhan
Uzman Klinik Psikolog

Ayın Dosyası

  • Nasıl Bir Anaokulu? +

    Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, Devamını Oku
  • Çocuğum İlkokula Hazır mı? +

    Ilkokula geçiş hemen her çocuk için hem heyecan verici hem de zorlayıcıdır. Kuralların olduğu ve artık oyunun yerini dersin aldığı Devamını Oku
  • Anaokuluna Başlarken +

    Aile içinde temelleri atılan eğitimin ikinci adımı, ilköğretim ile aile arasında bir köprü vazifesi kuran anaokuludur. Devamını Oku
  • Nasıl Bir İlkokul? +

    Ortalama bir anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim alması, birey olarak kendini donatabilmesi, hayatını geçindirecek iş sahibi olmasıyla ilgili hayalleri vardır. Devamını Oku
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma +

    Tuvalet alışkanlığı çocuğun birey olma yolunda önemli gelişim aşamalarından birini oluşturur. Kendi bedenini ve işleyişiyle ilgili öğreniminde önemli bir rol Devamını Oku
  • 1

Kısa Kısa

Özellikle bir yaşından önce uzun süre ekrana (tv, bilgisayar, Ipad, telefon vs.) bakan çocukların ileride epilepsi nöbet geçirme riski büyük ölçüde artmaktadır. Bunun sebebi televizyondaki sahnelerin ve geçişlerin gerçek hayata oranla çok daha hızlı olmasıdır. 1 ile 2 yaşına kadarki beyin gelişimi bunları sağlıklı bir şekilde algılamak için yetersiz kaldığı belirtilmektedir.