Nasıl Bir Anaokulu?

Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, şimdi daha kurumsal olan başkalarının eğitim ve öğretimine devredilmektedir. Dolayısıyla bu durum ebevveynlerde kendileri için çok değerli çocuklarını hem mekan, hem kişi özelinde seçici olmayayı gerektirir.

Anaokuluna yeni başlayan bir çocuk, alışma sürecini aştıktan sonra aslında bir anlamda kendisine yepyeni bir dünyanın da kapısını açmış olur. Yeni ve birbirinden farklı çocuklar, kendini yakın ya da uzak hissettiği yetişkinler, genelde kendi yaşına uygun döşenmiş bir ortam, yapılan aktivitelerle  yeni bir dünyadır bu. Anaokulunda yapılan aktiviteler çocuğun hem fiziksel, hem de zihinsel ve ruhsal gelişimine eşlik etmelidir. Psikomotor gelişiminde ince motor kaba motor, beden algısı önemlidir. Kendi bedensel yapabilirlikleri, kendi sınırları, bireysel farklılıkları ile büyürken kendini önce bedensel olarak var olan biri olarak tanıması ve kabulu gerekir. Bilişsel gelişimi destekleyen dil gelişimi, sosyal ilişkileri ve bu sosyal ortamda kendine yer edinebilme becerisi, problem çözme becerisi, özbakım becerilerinin destekleneceği bir eğitim çocuğu küçük gruptan büyük gruba geçerken yanında yetişkin olmadan da problem çözebilmesine yardımcı olur. Anaokulundaki eğitim bir yetişkinin eşliğinde olmasının önemi vardır. Çocuğun sürekli yetişmeye çalıştığı bir tempoda olmaması, her çocuğun kendi sürecine saygı gösteriliyor olması, dolayısıyla da bireyselliğini göz önünde bulunduran bir ortama ihtiyacı vardır.

Yapılan aktiviteler akademik anlamda çocukların merak etme dürtülerini beslemeli ve yaratıcılığa yer açmalıdır. Bireyselliğe önem vermeli çocuğun istediği şeyin yapılması mümkün olmasa bile isteğinin dinleyicisi tarafından anlanmaya çalışılmalıdır. Düşüncesine değer verilmesi ve onun da diğerlerinin fikirlerini önemsemesi, beklemeyi öğrenmesi bu anlamda anaokulunda kazanılabilecek  alışkanlıklardır. Yapılan çalışmalar eğitici olduğu kadar eğlenceli de olmalıdır, oyuna yer açmalı ve çocukların kendilerini bu yolla ifade edebilmelerine olanak tanımalıdır. Bunun yanı sıra çocuğun duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade edebilmesi için desteklenmesi gerekir.

İlköğretime hazırlık niteliği taşıyan anaokulu, çocuğun öğrenmeye yatırım yapabilmesi için gereken ruhsal gelişiminin sağlıklı ilerliyor olmasını destekler. Bunu yaparken sadece çocuğun, değil anne-babanın da yaşadığı zorukları ele almalarında yardımcı olabilir. Çocuğun öğrenmeye yatırım yapabilmesi için anne babanın net tutumlarına, çocuğa güvenli bir çerçeve sunmalarına ihtiyacı vardır. İlköğretime hazırlanan çocuğun anne-babanın kademeli olarak küçük bir bebek gibi değil de okul çağına ilerleyen bir çocuk gibi davranmalarına ihtiyaç vardır. Büyümekte zorlanan çocukların büyük bir kısmında ailenin de çocuğun büyüdüğünü kabullenmekte ve bunu uygun davranmakta zorlandıkları gözlemlenmektedir. Böyle olduğunda çocukta ailenin arzusunun küçük bir çocuk olarak kalmasından yana olduğu gibi bir algı oluşabilir. Dolayısıyla anaokulu sadece çocuğun büyümesine değil, çocuklarının büyümesini destekleyebilmeleri için anne-babanın da desteklenmeye ihtiyacı vardır.

Anaokulu çocuğun gelişiminde olabilecek bir takım geri kalma veya ögrenememe gibi sorunları erken bir dönemde fark edilip, değerlendirilmesi, anaokulu psikoloğunun da içinde bulunduğu bir ekip tarafından ele alınması okul hayatında yaşanabilecek sorunlara erken müdahale niteliğindedir. Aynı zamanda çocuğun duygusallığında zorlandığı alanların da fark edilme ihitacı da bir o kadar önemlidir. Öğretmen, okul psikoloğu ve idarecilerin sadece çocuğun yaptığı etkinlikler ve bilişsel gelişime değil aynı zamanda ruhsallığını da gözlemleyen, anlamaya zaman ayıran, düzenli ebeveyn görüşmeleri ile bu gözlemlerini ve gerekiyorsa yönlendirmeleri yapabilen bir donanımda olması gerekmektedir.  Bu noktada okuldaki eğitimciler ile ailenin işbirliği içinde çalışabiliyor olması, ailenin güveninin kazanıldığı bir ilişkide çocuğun var olabilmesi yaşanabilecek sıkıntıları birlikte çözebilmek için de değerlidir.

Şebnem Orhan
Uzman Klinik Psikolog

Ayın Dosyası

  • Nasıl Bir Anaokulu? +

    Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, Devamını Oku
  • Çocuğum İlkokula Hazır mı? +

    Ilkokula geçiş hemen her çocuk için hem heyecan verici hem de zorlayıcıdır. Kuralların olduğu ve artık oyunun yerini dersin aldığı Devamını Oku
  • Anaokuluna Başlarken +

    Aile içinde temelleri atılan eğitimin ikinci adımı, ilköğretim ile aile arasında bir köprü vazifesi kuran anaokuludur. Devamını Oku
  • Nasıl Bir İlkokul? +

    Ortalama bir anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim alması, birey olarak kendini donatabilmesi, hayatını geçindirecek iş sahibi olmasıyla ilgili hayalleri vardır. Devamını Oku
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma +

    Tuvalet alışkanlığı çocuğun birey olma yolunda önemli gelişim aşamalarından birini oluşturur. Kendi bedenini ve işleyişiyle ilgili öğreniminde önemli bir rol Devamını Oku
  • 1

Kısa Kısa

Kadınlar ve erkeklerin beyinlerindeki nöronlar arası snaptik bağların birbirlerinden farklıdır. Erkeklerde bu bağlar çogunlukla intrahemisferik (her bir beyin lobunun kendi içinde) iken, kadınlarda interhemisferik (iki lob arası) bağlar yoğunluktadır.