Anne-Baba Arasındaki Tartışmalarda Çocuk

Aile hayatı çocuk için en önemli öğrenme ortamıdır. Çocuk; öfkeyi, kızgınlığı, sevgiyi, hoşgörüyü evde yaşar ve öğrenir. Sevgi, acıma, anlayışlı olma gibi duygular öğütle çocuğa öğretilmez. Bu gibi duygular, çocuk tarafından anne-baba örnek alınarak yavaş yavaş öğrenilir. Diğer kızgınlık, öfke, hayal kırıklığı gibi insana ait diğer duyguları da tanıması gerekir. Fakat bu olumsuz duyguların nasıl dizginleneceği ve uygarca dışa vurulacağı da aile ortamında öğrenilir.

Unutulmaması gereken çocuklar kendilerine anlatılandan çok şahit oldularıyla bir repertuar oluştururlar. Dolayısıyla tartışmanın şiddete dönüşmesini engellemek, tartışmayı çözüme ve anlaşmaya yardımcı olacak bir araca dönüştürmek anne-babanın elindedir.

Anne-Babalar kendi aralarındaki tartışmaları yaşarken çocuklarına nasıl yardımcı olabilirler?

Anne-babanın, öncelikle şiddeti nasıl olursa olsun tartışmanın önlenebilir tarafları üzerine birlikte düşünebilmelerinde yarar vardır. Önleyici bir yaklaşım içinde olmak sıkıntının daha yaşanmadan kontrol altına alınmasını sağlar.
Bu önleyici tutum, yapmacık ve hiçbir problem yokmuş gibi davranılan bir tutumu içermez. Tartışmanın şekli, yeri, zamanı, kontrolden çıkmaya başlamadan önce alınacak önlemler gibi bir dizi kuralları içerebilir. Aynı zamanda anne-babanın karşılıklı konuşmadan yoğun bir tartışmaya geçişte nelerin etkili olduğu, ilişkilerinde ne anlama gelebileceği ile ilgili birlikte düşünmeyi içerir.
Tartışmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda anne-babanın yetişkin konumlarını kaybetmemesi, soğukkanlı ve anne-babalık sorumluluğunu hisseden bir tutum içerisinde olması önemlidir.
Tartışmada hararet ve kızgınlığın öfkeye dönüşmeye başladığı durumlarda ortamdan uzaklaşmak sakinleşebilmek için etkili yöntemleren biridir. Mekandan ve çatışmadan uzaklaştığında kendi davranışlarıyla ilgili kontrolünü tekrar sağlayabilir. Ele alınan konuya daha soğukkanlılıkla dönüş yapılabilmesini sağlayabilir.
Tartışmaları kişilerin birbiriyle savaştığı, kazanılacak bir savaş alanından çok düşüncelerin karşı karşıya geldiği bir süreç olarak algılayabilmek önemlidir. Eğer kazanma isteği eşin ya da çocukların önüne geçiyorsa bu isteğin neden bu kadar önemli olduğuyla ilgili daha derinlemesine düşünmek, belki de yardım almaya ihtiyaç vardır.
Tartışma esnasında çocuğunuzu da takip edebilmeniz önemlidir. Onun kaygılarına ve zihnindeki sorulara açık olun ve bunlarla ilgili konuşun. Yaşı kaç olursa olsun, çocuğun yaşadıkları hakkında bilgilenmeye ihtiyacı vardır, yoksa kendisi endişesini iyice arttıran anlamlar üretebilir.
Tartışmanın çok sık olmadığı ve çok fazla öfke barındırmayan durumlarda, bu durumu sıradanlaştımak, normalize etmek çocuğa yardımcı olabilir. Kimi zaman karşılıklı konuşmalarda heyecanın artmasıyla daha yoğunlaştığı üzerinde durulabilir. İlişkide sevgi ile öfkeyi ayırt etmesine yardımcı olmak gerekir. Mesele anne ile babanın birbirlerini sevip sevmedikleri ya da sevmeyecekleri değildir. Çocuklar böylesi durumlarda anne-babalarının ilişkilerinde kaldığı yerden nasıl devam ettirdiklerini gördüklerinde rahatlayabilirler. Dolayısıyla bu tartışmaların anne-babanın ilişkilerini olumsuz etkilemediğini, ya da kısa bir süre etkilese de düzelebildiğini görmelerine ihtiyaçları vardır.
Bu tartışmaların konu kendileriyle de ilgili görünse de yetişkinleri ilgilendiren bir tarafı olduğunun altını çizmek gerekir. Çocuklar için nasıl tartışıldığı kadar, ne hakkında tartışıldığı da önemlidir. Konu kendileri de olsa bunun anne-babanın aralarındaki var olan kendi hassasiyetleri barındırdığının üzerinde durulmalıdır. Çoğunlukla kendi düşünceleri veya rahatsızlıkları karşısındakine iletme kabul ettirme çabasını barındırır. Dolayısıyla her tartışma veya çatışmadan bir çözüm çıkması beklenemez, kimi zaman sadece kişinin kendini duyurabilmesi bile yeterlidir.
Tartışmalar şiddete dönüştüğünde bunu normal bir durummuş gibi ele almak marazi bir yaklaşımdır. Yapılan yanlışı kabul etmek, sorumluluğunu almak, bunu ailecek birlikte ele alarak herkesin endişelerini ve düşüncelerini paylaşabilmesi tartışmanın bıraktığı izi silmese de çocuğun baş edebilmesine yardımcı olur.
Ancak şiddetin arttığı, tekrarlayan bir biçime dönüşmeye başladığı ve tek başına baş edilemediği durumlarda ise yardım almak gerekir. Yardım almak, çocuğunuzun baş etmekte zorlandığı durumlarda başkasından da yardım isteyebilme becerisini geliştirmesini sağlar.

Şebnem Orhan
Uzman Klinik Psikolog

Kısa Kısa

Matematiği sevmeyen ve zorlanan çocukların büyük bir çoğunluğunun çıkartma işleminde, daha da büyük bir çoğunluğunun kesirlerde takıldığı gözlenmektedir. Daha ilerleyen yaşlarda da bu alana yatırım yapmakta zorlandıkları düşünülmektedir. Bu zorlanmanın sebebinin eksik kalma, bölünme ve ayrılma gibi endişeleri de yansıtıyor olabilir.