Yaşamın İlk Yılındaki Duygular: Doğumdan Sonraki İlk Duygular

Bebekler yaşamının ilk haftalarında, 2 önemli mücadelenin içerisine girerler. Bunlardan ilki içinde bulunduğu ortamda bir anlamda kendini kaybetmeden rahatlayabilme ve sakinleşebilmesi, yani kendini düzenleyebilmesidir. Diğeri ise çevresinde olanlara özel bir ilgili oluşturabilmesidir. Kendini düzenleyebilme ve çevresiyle ilgilenme kapasitesi normalde birlikte çalışır, birbirini destekler. Bebeğin içine doğduğu ortamda karşılaştığı sesler, kokular değişik tatlar kendisine tamamen yabancı uyaranlar niteliğindedir. Bebek öncelikle bunları duyuları yardımıyla hisseder. Ancak aynı duyular kendisinin rahatlamasına ve sakinleşmesine de yardımcı olur.

Kendisini huzursuz eden uyarıcılar dışında ona zevk veren şeyleri de keşfetmeye başlar. Kendisine bakan yüzle ilgilenerek, kendisini doğuran ve bakan kişilerin seslerini dinleyerek, hafif salınma ve pışpışlanmaları duyumsayarak aynı zamanda kendisini rahatlatmayı da öğrenir. Kendi dışındakilerle ilgilenmesi kendini rahatsız ve gergin hissettiği içten gelen tepkileri de düzenlemesine de yardımcı olur.

Bebek 3 ya da 4 aya doğru geldikçe artık sadece sevgi ve ihtiyaçlarının karşılanması kendisine yetmez. Çevresiyle ilgilenebilme kapasitesi kendisinin artık karşılıklı iletişim isteğini belli eder. Artık sadece rastgele gülücükler veya mimikler yapmaz, Ebeveyne gözünü dikip yüzüne bakar, sesini dinler, hareketlerini takip eder, tepkiler vermeye başlayarak insan dünyasıyla ilk iletişimini başlatır. Zaman çevresindeki insanlarla etkileşim içerisine girer. Onların ilgisini çekmek için eline bir obje alabilir onu sallayabilir veya kendisi sesler çıkarabilir. Büyüdükçe, sistemin bir sebep sonuç ilişkisi üzerine kurulduğunu keşfeder. Örneğin, mutlu olduğu zaman gülmesi gerektiğini kavrar ya da sinirlendiğinde eline bir eşya alarak sallar veya onu fırlatabilir.

10- 12 aylık bebek artık biraz daha gelişerek ihtiyaçlarıyla duyguları birleştirmeyi ve sosyal ilişkiler içerisine girmeyi öğrenir. Örneğin, acıktığında koltuktan inmek için kendini kasarak ağlamaya başlar ve annesinin onun acıktığını anlamasını sağlamaya çalışır. Biraz daha gelişen bebek annesinin elinden tutup buzdolabının yanına götürebilir ya da yiyeceği işaret ederek acıktığını belli edebilir. Bebek bu dönemde geliştikçe etrafındaki karmaşık sosyal, davranışsal ve duyusal olaylara karşı nasıl tepki vereceği konusunda oldukça etkili bir yeteneğe sahip olur. Niyetini ve isteklerini ifade etme konusunda da beceriler geliştirir.

Ancak her bebek aynı duygu gelişimini, aynı şekilde deneyimlemez. Duygular öznel ve karmaşık deneyimlerdir, içinde bulunduğu ortam ve bebeğin kendi özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Her birey ifade etmede, organize etmeden, anlamlandırma ve algısal boyutta farklı duygulara ve gösterme biçimlerine sahiptirler. Dolayısıyla, bebekler aynı olaya karşı aynı tepkiyi vermeyebilir. Kimisi odanın sıcaklığı, ısının değişimi ya da evdeki seslerden çabuk etkilenir, tepki verir, ağlar. Diğeri ise ortam farklılıklarına karşı bu kadar hsassas değildir. İlk aylarda benzer tepkileri verseler bile bebek çevresini deneyimledikçe farklı davranış biçileri geliştirmeye başlar. Bebeğin duygularının üzerinde hem ebeveynin hem çevresinde onunla ilgilenen insanların hem de algı kapasitesinin rolü büyüktür. Ebeveyne bu noktada yardımcı olabilecek şey bebeğini gözlemleyebilme kapasitesidir. Bebeğini dinledikçe, onu izleyip takip ettikçe bebeğini tanıması ve anlaması mümkün olabilir. Böylece bebeğinin ihtiyaçlarını anlama ve rahatlatanları da fark edebilir.

Şebnem Orhan
Uzman Klinik Psikolog

Ayın Dosyası

  • Nasıl Bir Anaokulu? +

    Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, Devamını Oku
  • Çocuğum İlkokula Hazır mı? +

    Ilkokula geçiş hemen her çocuk için hem heyecan verici hem de zorlayıcıdır. Kuralların olduğu ve artık oyunun yerini dersin aldığı Devamını Oku
  • Anaokuluna Başlarken +

    Aile içinde temelleri atılan eğitimin ikinci adımı, ilköğretim ile aile arasında bir köprü vazifesi kuran anaokuludur. Devamını Oku
  • Nasıl Bir İlkokul? +

    Ortalama bir anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim alması, birey olarak kendini donatabilmesi, hayatını geçindirecek iş sahibi olmasıyla ilgili hayalleri vardır. Devamını Oku
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma +

    Tuvalet alışkanlığı çocuğun birey olma yolunda önemli gelişim aşamalarından birini oluşturur. Kendi bedenini ve işleyişiyle ilgili öğreniminde önemli bir rol Devamını Oku
  • 1

Kısa Kısa

Doğumdan itibaren anne ve baba ile geçirilen kaliteli zaman ve paylaşımın her yaştaki çocuğun zeka gelişimi için iyi bir okuldan, klasik müzikten, ve matematikten daha önemli olduğu görülmektedir.