Bebeği Tanımak

Anne ile bebeğin ilk karşılaşması hem birbirlerine tanıdık, bir o kadar da yabancı iki kişinin karşılaşması gibidir. Anne doğum sonrasında bebeğini kucağına aldığında bu karışıklığın yansıması hemen hissedilir. Bu durum sadece annede değil, çevrelerindeki yakınlarında da gözlenir. Bebekler çoğunlukla babaya, ya da ailedeki tanıdık birine benzetilerek doğan bebeğin ailenin bir parçası olduğu, tanıdık bir simayla bir araya getirerek belki de bu yabancılık duygusundan herkse kendi adına uzaklaşmaya çalışılır. Doğumn yorgunluğu, karşılaşmanın heyecanı ve kaygısıyla pek az anne ile bebek arasındaki bağın kurulması için zamana ihtiyaç olacaktır.

Bu tanıma, tanışma sürecinde annenin bebebeğiyle yoğun şekilde ilgilendiği, sadece onu düşünüp, onunla hareket ettiği bir dönem vardır. Bu dönemde anne bebeğiyle duygusal ve düşüncesel olarak o kadar yoğunlaşmştır ki, konuşulanları takip edemeyebilir, misafirler gelse bile vaktinin çoğunluğunu bebeğinin yanında, gece ile gündüzün birbirine karıştığı farklı bir zaman diliminde yaşıyormuşcasına vakit geçirebilir. Bu dönem özellikle yeni anne olan bir kadını yeterince iyi olamadığını hissettiği, bebeğin yaşadığı çaresizlik duygusunu içine aldığı ve yeterisizlik duyguları yaşadığı bir dönem olarak da yaşanabilir. Bu nedenle belki de aynı bebekler gibi çaresiz bir şekilde başkalarından fikir alma ihtiyac içinde olabilirler. Bu bazen kendi annesi, daha önce anne olan arkadaşları, evdeki yardımcı kişi de olabilir. Ancak bu tasiyelerin kimisi destekleyici olsa da, kimisi kafa karıştırıcı ya da baskı altında tutan tavsiye ve fikirler olabilir. Kimileri yetersizliği daha da fazla hissettirebilir. Dışardan gelen tavsiye ve fikirler adı üzerine dışardandır. Anne ile bebek ikilisinden çıkmamış, ya da annenin içinden çıkmamıştır, bu nedenle de dikkatli bir şekilde ele alınmaya ihtiyaç vardır.

Bebeğini tanıyabilmek ve anlayabilmek annenin yetersizlik ve çaresizlik duygularıyla baş etmesinde önemli bir rol oynar. Anne ile bebeğin başbaşa oldukları emzirerek ya da biberonla olan beslenme sırasında, bebeğin yıkanması, altının açılması, uyuması gibi zamanlarda bebeğiyle geçirdiği zamanlar annenin bebeğini tanımasını ve kişisel özelliklerini anlamasına yardımcı olan anlardır. Bebekler her zaman huzurlu ve sakin değildir. Ayaklarını, kollarını gererek, yüzünü buruşturarak, kızararak, titreyerek ve ağlayarak birçok şekilde tepkilerini bedenleriyle dışarı vururlar. Ağlamak da olumsuz bir şey gibi görünse de bebeğin kendisini ifade edibildiği nadir davranışlardan biridir. İçten ve dıştan gelen uyaranlara gelen tepkilerin kendisinde yarattığı farklı duyguların dışa vurumudur. Bir anlamda dışarıdan bir tür yardım çağrısı niteliğindedir. Bebekler söz öncesi bir dönemde olduğu için bedenlerindeki tepkileri gözleliyor olmak, annenin bebeğini tanımasına yardımcı olur. Dolayısıyla duyusal tepkileri farklı farklı ele almak gerekir.

Bebeğini tanıyabilmek ve anlayabilmek annenin yetersizlik ve çaresizlik duygularıyla baş etmesinde önemli bir rol oynar. Anne ile bebeğin başbaşa oldukları emzirerek ya da biberonla olan beslenme sırasında, bebeğin yıkanması, altının açılması, uyuması gibi zamanlarda bebeğiyle geçirdiği zamanlar annenin bebeğini tanımasını ve kişisel özelliklerini anlamasına yardımcı olan anlardır. Bebekler her zaman huzurlu ve sakin değildir. Ayaklarını, kollarını gererek, yüzünü buruşturarak, kızararak, titreyerek ve ağlayarak birçok şekilde tepkilerini bedenleriyle dışarı vururlar. Ağlamak da olumsuz bir şey gibi görünse de bebeğin kendisini ifade edibildiği nadir davranışlardan biridir. İçten ve dıştan gelen uyaranlara gelen tepkilerin kendisinde yarattığı farklı duyguların dışa vurumudur. Bir anlamda dışarıdan bir tür yardım çağrısı niteliğindedir. Bebekler söz öncesi bir dönemde olduğu için bedenlerindeki tepkileri gözleliyor olmak, annenin bebeğini tanımasına yardımcı olur. Dolayısıyla duyusal tepkileri farklı farklı ele almak gerekir.

Şebnem Orhan
Uzman Klinik Psikolog

Ayın Dosyası

  • Nasıl Bir Anaokulu? +

    Anaokulu sadece çocuk için değil, anne-baba içinde evden dış dünyaya geçişi temsil eder. Daha önce evde kendi denetiminde bakılan çocuk, Devamını Oku
  • Çocuğum İlkokula Hazır mı? +

    Ilkokula geçiş hemen her çocuk için hem heyecan verici hem de zorlayıcıdır. Kuralların olduğu ve artık oyunun yerini dersin aldığı Devamını Oku
  • Anaokuluna Başlarken +

    Aile içinde temelleri atılan eğitimin ikinci adımı, ilköğretim ile aile arasında bir köprü vazifesi kuran anaokuludur. Devamını Oku
  • Nasıl Bir İlkokul? +

    Ortalama bir anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim alması, birey olarak kendini donatabilmesi, hayatını geçindirecek iş sahibi olmasıyla ilgili hayalleri vardır. Devamını Oku
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma +

    Tuvalet alışkanlığı çocuğun birey olma yolunda önemli gelişim aşamalarından birini oluşturur. Kendi bedenini ve işleyişiyle ilgili öğreniminde önemli bir rol Devamını Oku
  • 1

Kısa Kısa

Kadınlar ve erkeklerin beyinlerindeki nöronlar arası snaptik bağların birbirlerinden farklıdır. Erkeklerde bu bağlar çogunlukla intrahemisferik (her bir beyin lobunun kendi içinde) iken, kadınlarda interhemisferik (iki lob arası) bağlar yoğunluktadır.