|
|
|
|
|||||||||
|
|
|
|
|||||||||
|
|
|
|
|||||||||
|
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
|
|
|
||||||||||
|
|
|
Çocuk Bakımı |
|
|
|||||||
|
Gerçekten
Onu Kimi Zaman Cezalandırmak Gerekir mi? Sizin için ceza, baskıcı, küçük düşürücü
ve belki de sadist bir eğitim sistemi olabilir.Öyleyse, asla sadist bir
tarafı olmayan en iyi arkadaşınızın, kızının “cezalı olmasından dolayı”
sizinkiyle oynamasına izin vermemesi kafanızı büsbütün karıştıracaktır. Neden
Cezayı Bütünüyle Ret ediyorsunuz? Beklide farkında olmaksızın, cezanın
çocuğunuzun sevgisini kaybettireceğini düşünüyor ve bundan
çekiniyorsunuz.”İyi bir anne baba” olmama düşüncesi sizi kaygılandırıyor.Bir
de eğer kendi ana babanıza yönelik sistemleriniz varsa…. Ceza
Neye Yarar? Ceza yasaklamanın gerekli parçasıdır. Cezalandırmak yasaklamayı daha
inandırıcı ve etili bir hale sokmaya yarar.Cezalar sayesinde çocuk ana baba
tarafından kesin olarak ilan edilen yasaklara inanır ve saygı duymasını
öğrenir. Kimi zaman sadece kelimeler yasaklamaya
yetmez:ceza kurallar olduğunu ve bu kurallara uyulmadığı zaman yaptırımların
meydana geleceğini anlatmaya yardımcı olur.Bu toplumda yaşamayı öğrenmenin
temelidir. Ceza ana babanın bağırmasını yada
sinirlenmesini önler. Çocuk kendini suçlayan kızgınlık ya da
krizler yerine, kendisini bu durumdan kurtaran bir ceza almayı tercih eder. Bilinçli olarak verilen bir ceza sarsıcı
olmaz.Aksine, çoğunlukla çocuğu rahatlatır. Gerçi çocuk , kurallara karşı geldiğinde
ana babasının sevgisini kaybedecek gibi hisseder.Oysa ceza, onun hissettiği
suçluluk duygusunu azaltmasına yardımcı olur ve rahatlatır. Kabul edilen, anlaşılan bir ceza almak
ana babının sevgi ve saygısını kaybetmek riskinden çok daha iyidir. Nasıl
Cezalandırmalı? Tabi ki bütün cezalar iyi değildir.hatta,
kötü olan cezalar kabul edilebilir olanlardan çok daha fazladır.Ceza, içinde
birçok şartları taşımak ve aynı zamanda da eğitimin tuzaklarına düşmemek
zorundadır.Sonuçta iyi ceza çok azdır.Ama yine de yasaklara ve sınırlara
saygı duymayı sağlayacak cezalarda vardır. Ceza kesinlikle…… -Yapılan hatalara ve çocuğun yaşına göre
değişken ve orantılı olmalı. -Gerçekleştirilebilir
olmalı.Çocuğunuzu yol kenarında yada
ormanda bırakma tehditleri gereksizdir.Siz de çok iyi biliyorsunuz ki bu
tehdidinizi gerçekleştirmek elinizden gelmez.Gerçekleştirmemeniz de zaten en
iyisi olur.daha önce çocuğunuzu olduğu yerde bıraktınız ve sonra da almaya mı
geldiniz?Bu size çok etkili gibi gelebilir, ama u terk etme tehdidi çocuğun
kendisine ve yetişkine olan güvenini kaybetmesine yol açabilir.Bu aynı
zamanda çocukta sonradan telafisi zor, güvensizlik ve yoksunluk duyguları
yaratır.bunu tekrarlamayın.Şiddeti tırmandırabilirsiniz. -Çocuğu yaşamsal ihtiyaçlardan
ayırmamalı ; yemek yemek gibi, güneş gibi. “sana tatlı yasak” yada “git çabuk
yat bakalım”. -Çocuğunuzun cep harçlığını kesmek onu
bir “büyük” gibi görmemek ve bu sorumluluğu üstlenmek demektir.Cezanın,
çocuğun gelişimde geri adım atmaya neden olmaması gerekir.ceza büyümekten
nefret etmek için değildir.Genellikle cep harçlığı kesilerek buna imkan
verilir. -Çocuğun okul ödevlerini bir koz olarak
kullanmayın.çocuğu düzgün yazmaya mecbur etmek onun bilgi acemiliğini bir
cezaya dönüştürmek olur.Bu da çocuğun ne öğrenci sorumluluğunu almasına
yardımcı olur ne de istekli çalışmasına. -Evin temizlik işleri.Çocuğun evde
yardımcı olması doğaldır.işte bu yüzden masayı hazırlamanın bir ceza olduğunu
ona düşündürmek gereksizdir. -Bütün çocukların başta gelen istekleri. Yılbaşı yada doğum günü hediyelerini
çocuğa yasaklamak, önemli bayramları sizinle birlikte geçirmesini,
arkadaşının yılbaşı partisine gitmesini engellemek yada tatillerini ortadan
kaldırmak çok acımasız ve kötü cezalardır.çok kötü şeyler yapsa bile her
çocuğun eğlenmeye, takdire ve kendini kabul ettirmeye ihtiyacı vardır.Bayramlar
tatiller doğum günleri onun ve ailesi için en çok beklenen günlerdir.Bu
önemli olaylar sayesinde çocuk kendi hayal gücünü geliştirir ve hatıralarını
yaratır.Hatırlayın sizde… Yaptığı suçun ölçüsü ne olursa olsun onu
dünyadaki bütün çocukların yaşamak istediği mutluluklardan bu denli mahrum
bırakmak, çok ağır bir ceza olur. -Ceza
hiçbir şekilde küçük düşürücü olmamalı, şiddet taşımamalı.Aniden
yüzüne bir bardak suyu boşaltmak yada onu birden bire soğuk duşun altına
sokmak…Bunların sözü bile edilmemeli.bütün bu cezalar çocuğu küçük düşürür ve
onu allak bullak bırakabilir. -Ona nedenlerini açıklayarak ceza
vermeli.Anahtar cümle “senden ne beklediğimi sana açıklamıştım ve sana
güveniyordum.Anlaşmamıza uymadın.Seni bu yaptığından dolayı cezalandırıyorum.”
Akşamları Yatmak İstemiyor Her akşam aynı komedi.Çocuğunuz yatmayı
reddediyor.tam yattı yatacak derken tekrar kalkıyor.Neden?Yaratıklardan
korkuyor.Eğer kendinizi suçlu ana baba olarak hissediyorsanız, buna geçit
veriyorsunuzdur.Sonunda kendinize ayırdığınız bir akşam bile olmuyor ve artık
patlıyorsunuz. Çocuğunuz
neden yatmayı reddediyor? Aşağıdaki sebeplerden biri yada birileri
yüzünden : -Limitinizi test ediyor.Ona göre
kurallara karşı gelmek için bir oyun bu. -Eşiniz ve sizin birlikte onsuz
geçirdiğiniz zamanı kıskanıyor. -Gecenin ve karanlığın yalnızlığını
üstüne almış olmaktan kaygı duyuyor.Hareketten iç sıkıcı hareketsizliğe
geçişin verdiği tedirginliği yaşıyor. -Uyumak için fazlasıyla sinirlenmiş ve
yorgunluğa karşı gelebilmek için oldukça yğun bir gerilim içinde . -Belki de sizin çocuğunuzun diğer
çocuklara göre daha az uykuya ihtiyacı var. -Evde olmayan anne veya babasının eve
gelmesini ve onun yatmasını bekliyor alabilir. Neden her defasında ona geçit vererek
bitiriyorsunuz. Beklide çocuğunuzun size ihtiyacı olduğu
için uyumayı reddettiğini düşünüyorsunuz.Bunu, size pahalıya mal olsa bile
doğru ve güven verici bir davranış olduğunu düşünüyorsunuz.Bütün bir gün ana
babasını görmemiş ve onlarla akşamları vakit geçirmeyi arzulayan çocuğun bu
isteği normal değil mi? Bunun neden değişmesi gerekli? Çocuğunuzun yararına. Belirli bir ritim tutturabilmesi ve
bunun devam etmesi için.Bu çocuğunuz için gerekli ve güven vericidir.Çok
fazla uykuya ihtiyacı olmasa bile, yatağında uzunca bir zaman uyanık kalsa da
çocuğunuz, belli bir saat geçtiğini, bunun da “çocukların değil ama
büyüklerin saati “ olduğunu anlamak zorundadır. Ona gerekli sınırları koymak ve özgürce
kendi kimliğini bulmasına yardımcı olmak için gereklidir.Çocuğunuzun salonda
uyuklayıncaya kadar sizinle birlikte kalmasına izin vermek, her şeyi
yapabildiğini sandığı hayal dünyasını zenginleştirmektir. Aynı zamanda bir zorba
yaratmaktır.Akşamları, çocuk ne kadar çabuk yorulursa o kadar zor uyumaya gider ve çekilmez bir
hale gelir.Onun için ne kadar büyük fedakarlıklar yapılırsa yapılsın, sonuçta
hep –bilinçli yada bilinçsiz- bize
etmediğini bırakmayan bu çocuğa öfke duymakla bitiririz. Onun okul kurallarına uyum
sağlayabilmesi gereklidir. Bir çok öğretmen çocukların, dikkatlerini
toparlamayacak kadar çok yorgun olduklarından yakınırlar.Ana okuluna başlar
başlamaz, çocuklar artık uzun gündüz uykularından mahrum kalıyorlar.Akşamları
da çok yorgun oluyorlar.Toparlanmaları
için erken yatmaya ihtiyaçları yoktur. Sizin yararınıza . İster bütün gün çalışan ister yarım gün,
sizinde akşamları eşinizle birlikte kendinize ayırdığınız özel anlara sahip
olma hakkınız var.çocuğunuzun mekanları ve saatleri karıştırmaya devam
etmemesi kendisi kadar eşinizle olan ilişkiniz içinde önemlidir Ona
Hayır Diyemiyorum Sürekli Yeni oyuncaklar almanızı
istiyor.Yada sizin masum kurallarınıza karşı gelmeyi deniyor. (vaktinde
uyumak, tek başına giyinmek gibi) sanki biraz fazla ödün veriyormuşsunuz gibi
hissediyorsunuz.Öyleyse, kaybettiğinizi düşündüğünüz otoritenizi nasıl
yeniden kazabilirsiniz ? Hayır demesini bilmenin altında ne yatar
? Çeşitli duygular; -Suçlu ana baba: zaten çocuğunu yeteri
kadar göremiyor, birlikte olduğu anlarda da onu zorlamak istemiyor. -Şüpheci ana baba : Aldığı eğitimin bir
sonucu olarak –büyük bir olasılıkla çok katı ve sıkı bir eğitim- çocuğuna
“hayır” demenin yararlı olup olmayacağını sürekli kendi kendine sorguluyor. -Bitkin ana baba :Sonunu
getiremeyeceğini düşündüğü bir işe girişmeye cesaret edemiyor. -Aceleci ana baba: Sabahları çocuğu
giyinirken, iki saat dil dökmeye zamanı olmadığından onun işini kendisi
üstleniyor. Hayır demesini öğrenmek niçin
gereklidir? Bu çocuğunuzun biçimlenmesine ve ilerde,
kişilik sahibi, sorumlu, özgür ve becerikli bir insan olmasına olanak sağlar. Engelleme, bütün isteklerinin
karşılanmasının yarattığı anlık sevinçlerden vazgeçebilmeyi öğrenmek zorunda
olan çocuğun psikolojik ve duygusal
gelişimde önemli bir deneyimdir.Sanabileceğinizin aksine, engelleme küçük
düşürmek anlamına gelmez. Çünkü sanıldığının aksine, kendisine
hayır denilmesi çocuğu rahatlatır. Kabul edilmiş sınırlar, incitmekten çok
güven verir.Kriz öncesi alınan kararı korumak, öfkesine geçit vermemek ona
başlangıçta verilebilecek en iyi işarettir. Onun ihtiyaçlarını anlamak, her şeyi
yapmasına izin vermek anlamına gelmez. “Arkadaş ana baba” tuzağına düşürmemek
için. “Arkadaş ana baba olmak, çocuğunu
kendisiyle aynı yaşta bir arkadaşı gibi eşit saymaktır, yani onu yetişkin olarak görmektir.Bu da
çocuğun psikolojik gelişme dönemlerini bilmemek, tanımamak anlamına gelir. Çocuğunuzun rahatça kendi kimliğini
bulabileceği, güvenebileceği dayanabileceği, ana baba statüsünü sürekli
koruyan, yetişkin, ciddi ve aklı başında bir ana babaya ihtiyacı vardır. İlerdeki zorlukları önlemek için. Çocuğunuzun bütün isteklerini kabul
etmek, onu, her şeyi yapabileceği sandığı aldatıcı dünyasına iyice
yerleştirmek anlamına gelir.” Yasaklama yasaktır” kuralı çocuğun gerçeği
görmesine engel olur ve onu engellemelere
ve yasaklara karşı dayanamaz hale getirir.küçüklüğünde ana baba
otoritesi almamış çocuk, ergenlik çağında, bu otoriteyi bulmak için
elinden geldiği her biçimde
çevresindeki, ana baba hariç bütün insanlarla ilişkiye ve arayışa
geçer.Büyümek, ileride daha iyi şeyler yapabilmek için geçici olarak bazı
şeylerden vazgeçmek demektir. Varlığınızı zorlaştırmayın. Sürekli boyun eğmek köleliliği getirir
ardından.Ve hep bize baskını –bilinçli
veya bilinçsiz- suçlamaya başlamanızla sonuçlanır. Hayır
demek nasıl öğrenilir? Öncelikle, koşulsuz toplumsal yasaklar
ile her aileye özgü kuralları iyice ayırt edin kafanızda. Toplumsal yasaklarda kesinlikle ödün
vermeyin.Yalnız kriz esnasında değil, sürekli hatırlatın çocuğunuza bu
yasakları. Ve ardından şu basit formülü ekleyin:”
İster kabul et ister etme bu yasak” ve tekrarlayın : “sana bunu daha öncede
söyledim” .Bu formül, yasakları gerçek bir işaret noktası haline getirmeyi sağlar. Ailenizdeki geçerli kurallardan da
yalnızca uzun süre uygulayabileceğinizden emin olduklarınızı ilan edin.Ve
bunları çocuğunuzun yaşına, ihtiyaçlarına ve kişiliğine göre uygulayın. Çocuğunuza bir yasağı yada sınırı
uygulatmak istediğinizde, bakışlarınızı onunkinden hiç ayırmamaya
zorlayın.”Kocaman gözlerle bakmayı öğrenin. Çocuk ne kadar çabuk sert
bakışlarla kendisine bakılmaya alışırsa o kadar çabuk söz dinlemeyi öğrenir.
Otorite en az ses tonundaki değişiklikler kadar bakışlarla da sağlanır. 3
ve 6 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUK Üç yaşındaki çocukların yaratıcılık
güçleri, hayal dünyaları, duyguları oldukça gelişmiş ve anne babayı taklit
etme duyguları dönemleri başlamıştır.Kız annelerini, erkek çocukları ise
babalarını taklit eder. Çocuklar bu yaşta cinsiyetlerinin de
farkındadır. Erkek çocuklar araba, tren, uçak,
bisiklet, kamyon gibi oyuncaklarla oynarken, kız çocukları ise bebeklerle ve
evcilik oynamayı severler. Elektronik oyuncaklar, o yaştaki çocuğun
sosyal gelişmesi açısından zararlıdır.Çocuğun yaratıcılığını etkiler, hatta
köreltebilir.Bu yaştaki çocukların; daha ziyade el becerilerinin gelişmesine
yardımcı olan “yap boz” oyunu, boyalar, fırçalarla resim yapmak, oyun
hamuruyla veya kumdan kalıplar
çıkarmak gibi oyunlar oynaması daha iyidir. Çocukların oyuncaklarını arkadaşlarıyla
paylaşması ve sıralarını beklemeyi öğrenmeleri de gereklidir.Çocuğu bir
arkadaş gurubuna sokmak için en uygun zaman bu yaşlardadır.Çocuk
arkadaşlarıyla oyuncakları paylaşmayı ve ortak oyunlar oynamayı, uyum içinde
olmayı bu dönemde öğrenir.Çocuğun güvenini sağlamak ve çıkacak kavgaları
önlemek için annenin bütün dikkati çocuğun üzerine olmalıdır. Çocukların bu yaşlarda hayal güçleri
daha kuvvetlidir.Hayal gücünün etkisiyle hikayeler uydurur.Büyüklerinden masal dinlemeyi, televizyon ve sinema
izlemeyi sever. Çocuk kendini hayali hikayelere fazla
kaptırmışsa, aile ilişkilerinde bir problem olup olmadığı
düşünülmelidir.Çocuğa fazla hayal
ürünü hikayeler anlatmak doğru değildir. Bağırmadan Ona Söz Dinletemiyorum Sistemli bir şekilde olmaya başladı;
Sakince söylüyorsunuz, bir defa , iki defa…. Hiçbir şey olduğu yok.O halde
üçüncüde basıyorsunuz çığlığı.Bağırmadan nasıl söz dinletebilirsiniz. Neden
Bağırıyorsunuz ? Aşağıdaki sebeplerden biri veya bir kaçı
olabilir: -Çocuğunuza bir emir verdiğiniz zaman,
hemen yerine getirmiyor.Aksine, istediğiniz şeye tepki vermek için sizin
çığrınızdan çıkmanızı bekliyor.Sizi hiç önemsemiyor ve çok sinirleniyor. -Otoritenizi başka yollardan
sağlayabileceğinize artık kesinlikle inanıyorsunuz.Belki de sizde bu tarzda
bir eğitimle büyütüldünüz? Zamanında çok çektiniz ve şimdi aynı yöntemi siz
uyguluyorsunuz. -Belki de biraz zor bir dönemden
geçiyorsunuz, iş hayatınızda yada özel hayatınızda bazı sorunlar var. -Bağırmalarınız belki de içinizdeki
başka duyguların bir dışa yansıması.Kriz anlarında hiçbir zaman olmayan, ev
işlerini hiçbir zaman üzerine almayan ve yalnız çocuğun banyo ve yemek
krizlerinin hemen ardından eve gelen eşinize-bilinçsiz olarak
bağırıyorsunuz.Ve bağırsak, hissettiğiniz adaletsizliği ifade ediyorsunuz. Bu çocuk için çok mu kötü ? Çok fazla abartmayın : Sürekli bağırıp
çağıran ana babalar geleceği düşünmeden çocuk yapan yaratıklar değillerdir. İşte bakın, siz bağırdığınızda
çocuğunuzun hissedebilecekleri: -Dengesi bozulabilir, kendine olan
güveni sarsılır ve kendini kaybeder. -Kendisini, sizi bu hale soktuğu için
suçlu hisseder. Zamanla, sizin ona sürekli bağırarak
hitap etmenizin bir sonucu olarak, tepkisiz davranmaya başlar:Herhangi bir
şey yapmasını istediğinizde size evet der ama on dakika sonra görürsünüz ki
hiçbir şey yapmamıştır.Diğer insanlarla olan ilişkileri de bu ilişkiler güce
dayanacağından riske sokar. Sonunda siz ve çocuğunuz birlikte
olmanın verdiği bütün mutluluğu kaybedersiniz. Bağırmadan
Kendinize Nasıl İtaat Ettirirsiniz? -Kendinize güvenin öncelikle.Çocuğunuza
verdiğiniz mütevazı eğitimin doğruluğu üzerine kendi kendinize soru sormayı
bırakın artık.Çocuğunuzun kimi kurallarda acemilik çekmesi kaçınılmaz ve
normaldir.Çocuğunuza bu kuralları öğretip uygulamasına yardımcı olmak bir ana
baba olarak sizin görevinizdir.Ayrıca kararsız olmaktan da sakının. -Kuralar hiçbir zaman değişmez
değildirler. Çocuğun yaşına ve olgunluğuna göre onları değiştirmek ve her
defasında yeniden ilan etmek gerekir. -Size hemen itaat etmediği zaman onu
kuru kuru azarlayarak suçlamaktan sakının. -Çocuğunuza en kısa zamanda, sınıra
geldiğini yada sınırı geçtiğini fark etmesini söyleyin.Onun bakışlarını
yakalayıp ona koca gözlerle bakın.Ne kadar çabuk çocuğunuza dik dik bakmaya
alışırsanız, basit bir bakışın onun artık durması ve itaat etmesi gerektiği
anlamına geldiğini o kadar çabuk anlatmış olursunuz. -Teşvik edici statejilerin
hazırlanmasında çocuğunuzla birlikte hareket etmeye çalışın. Onu daha fazla
cesaretlendirin ve uğraştığı işi bitirmesi için biraz daha zaman verin.
“Giyin çabuk, gel yemek ye, git yüzünü yıka” gibi ardı ardına kesin emirler
vermek yerine, ona yaklaşın, bakışlarını üzerinize çekin ve kesin olarak ama
sakince programı açıklayın. “Dinle yavrum birazdan akşam yemeği
başlayacak,eğer bu saate kadar elini yüzünü yıkayıp pijamalarını
giyebilseydin, gerçekten harika olurdu.Üstelik bu benim işimi de çok
rahatlatırdı ve ben de seninle övünürdüm.Bunu senin pek hoşuna gitmediğini
anlıyorum ama bu gerçekten gerekli bir şey, hadi bakalım sana
güveniyorum”.İsteklerinizi yerine getirdiği zaman, sonuç mükemmel olmasa
bile, teşekkür ve tebrik etmeyi de unutmayın. |
|
||||||||||
|
|
|
|
|
||||||||
|
|
|
||||||||||
|
*Çocuk Eğitimi*Çocuk Bakımında Eğitim hatalar*Çocuklarda Kıskaçlık*Dayak Ters Teper*Çocuk ve Korku*Çocuk ve Ceza*Akşamları Yatmak İstemiyor. |
|
||||||||||
|
Cizgi Group © Çizgi
Sosyal Aile |
|
|
|||||||||
|
|
Ana Sayfa| Hakkımızda | Bebek Bakımı | Çocuk Bakımı | İletişim |
|
|||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
FAYDALI LİNKLER
http://www.cocukbakimi.net çocuk bakıcısı
http://www.calisananne.com bebek
bakıcısı
http://www.cocuk-bakicisi.com çocuk bakıcı
http://www.bakiciistanbul.com
bebek bakıcı
http://www.bakicifirmasi.com bakıcı firmaları
http://www.bakici-dadi.com bakıcı dadı
http://www.cizgidanismanlik.com bakıcı firması
http://www.lambadaotel.com altınoluk tatil merkezi
http://www.uygunis.com iş ve
kariyer ilanları