İstanbul Avrupa

İstanbul Anadolu

Ankara

Antalya – Muğla- İzmir

İletişim

 

Çocuk Bakımı

Gerçekten Onu Kimi Zaman Cezalandırmak Gerekir mi?

 

Sizin için ceza, baskıcı, küçük düşürücü ve belki de sadist bir eğitim sistemi olabilir.Öyleyse, asla sadist bir tarafı olmayan en iyi arkadaşınızın, kızının “cezalı olmasından dolayı” sizinkiyle oynamasına izin vermemesi kafanızı büsbütün karıştıracaktır.

 

Neden Cezayı Bütünüyle Ret ediyorsunuz?

 

Beklide farkında olmaksızın, cezanın çocuğunuzun sevgisini kaybettireceğini düşünüyor ve bundan çekiniyorsunuz.”İyi bir anne baba” olmama düşüncesi sizi kaygılandırıyor.Bir de eğer kendi ana babanıza yönelik sistemleriniz varsa….

 

Ceza Neye Yarar?

Ceza yasaklamanın gerekli parçasıdır.

Cezalandırmak yasaklamayı daha inandırıcı ve etili bir hale sokmaya yarar.Cezalar sayesinde çocuk ana baba tarafından kesin olarak ilan edilen yasaklara inanır ve saygı duymasını öğrenir.

Kimi zaman sadece kelimeler yasaklamaya yetmez:ceza kurallar olduğunu ve bu kurallara uyulmadığı zaman yaptırımların meydana geleceğini anlatmaya yardımcı olur.Bu toplumda yaşamayı öğrenmenin temelidir.

Ceza ana babanın bağırmasını yada sinirlenmesini önler.

Çocuk kendini suçlayan kızgınlık ya da krizler yerine, kendisini bu durumdan kurtaran bir ceza almayı tercih eder.

Bilinçli olarak verilen bir ceza sarsıcı olmaz.Aksine, çoğunlukla çocuğu rahatlatır.

Gerçi çocuk , kurallara karşı geldiğinde ana babasının sevgisini kaybedecek gibi hisseder.Oysa ceza, onun hissettiği suçluluk duygusunu azaltmasına yardımcı olur ve rahatlatır.

Kabul edilen, anlaşılan bir ceza almak ana babının sevgi ve saygısını kaybetmek riskinden çok daha iyidir.

 

Nasıl Cezalandırmalı?

Tabi ki bütün cezalar iyi değildir.hatta, kötü olan cezalar kabul edilebilir olanlardan çok daha fazladır.Ceza, içinde birçok şartları taşımak ve aynı zamanda da eğitimin tuzaklarına düşmemek zorundadır.Sonuçta iyi ceza çok azdır.Ama yine de yasaklara ve sınırlara saygı duymayı sağlayacak cezalarda vardır.

Ceza kesinlikle……

-Yapılan hatalara ve çocuğun yaşına göre değişken ve orantılı olmalı.

-Gerçekleştirilebilir olmalı.Çocuğunuzu  yol kenarında yada ormanda bırakma tehditleri gereksizdir.Siz de çok iyi biliyorsunuz ki bu tehdidinizi gerçekleştirmek elinizden gelmez.Gerçekleştirmemeniz de zaten en iyisi olur.daha önce çocuğunuzu olduğu yerde bıraktınız ve sonra da almaya mı geldiniz?Bu size çok etkili gibi gelebilir, ama u terk etme tehdidi çocuğun kendisine ve yetişkine olan güvenini kaybetmesine yol açabilir.Bu aynı zamanda çocukta sonradan telafisi zor, güvensizlik ve yoksunluk duyguları yaratır.bunu tekrarlamayın.Şiddeti tırmandırabilirsiniz.

-Çocuğu yaşamsal ihtiyaçlardan ayırmamalı ; yemek yemek gibi, güneş gibi. “sana tatlı yasak” yada “git çabuk yat bakalım”.

-Çocuğunuzun cep harçlığını kesmek onu bir “büyük” gibi görmemek ve bu sorumluluğu üstlenmek demektir.Cezanın, çocuğun gelişimde geri adım atmaya neden olmaması gerekir.ceza büyümekten nefret etmek için değildir.Genellikle cep harçlığı kesilerek buna imkan verilir.

-Çocuğun okul ödevlerini bir koz olarak kullanmayın.çocuğu düzgün yazmaya mecbur etmek onun bilgi acemiliğini bir cezaya dönüştürmek olur.Bu da çocuğun ne öğrenci sorumluluğunu almasına yardımcı olur ne de istekli çalışmasına.

-Evin temizlik işleri.Çocuğun evde yardımcı olması doğaldır.işte bu yüzden masayı hazırlamanın bir ceza olduğunu ona düşündürmek gereksizdir.

-Bütün çocukların başta gelen istekleri.

Yılbaşı yada doğum günü hediyelerini çocuğa yasaklamak, önemli bayramları sizinle birlikte geçirmesini, arkadaşının yılbaşı partisine gitmesini engellemek yada tatillerini ortadan kaldırmak çok acımasız ve kötü cezalardır.çok kötü şeyler yapsa bile her çocuğun eğlenmeye, takdire ve kendini kabul ettirmeye ihtiyacı vardır.Bayramlar tatiller doğum günleri onun ve ailesi için en çok beklenen günlerdir.Bu önemli olaylar sayesinde çocuk kendi hayal gücünü geliştirir ve hatıralarını yaratır.Hatırlayın sizde…

Yaptığı suçun ölçüsü ne olursa olsun onu dünyadaki bütün çocukların yaşamak istediği mutluluklardan bu denli mahrum bırakmak, çok ağır bir ceza olur.

-Ceza  hiçbir şekilde küçük düşürücü olmamalı, şiddet taşımamalı.Aniden yüzüne bir bardak suyu boşaltmak yada onu birden bire soğuk duşun altına sokmak…Bunların sözü bile edilmemeli.bütün bu cezalar çocuğu küçük düşürür ve onu allak bullak bırakabilir.

-Ona nedenlerini açıklayarak ceza vermeli.Anahtar cümle “senden ne beklediğimi sana açıklamıştım ve sana güveniyordum.Anlaşmamıza uymadın.Seni bu yaptığından dolayı cezalandırıyorum.”

 

Akşamları Yatmak İstemiyor

Her akşam aynı komedi.Çocuğunuz yatmayı reddediyor.tam yattı yatacak derken tekrar kalkıyor.Neden?Yaratıklardan korkuyor.Eğer kendinizi suçlu ana baba olarak hissediyorsanız, buna geçit veriyorsunuzdur.Sonunda kendinize ayırdığınız bir akşam bile olmuyor ve artık patlıyorsunuz.

 

Çocuğunuz neden yatmayı reddediyor?

Aşağıdaki sebeplerden biri yada birileri yüzünden :

-Limitinizi test ediyor.Ona göre kurallara karşı gelmek için bir oyun bu.

-Eşiniz ve sizin birlikte onsuz geçirdiğiniz zamanı kıskanıyor.

-Gecenin ve karanlığın yalnızlığını üstüne almış olmaktan kaygı duyuyor.Hareketten iç sıkıcı hareketsizliğe geçişin verdiği tedirginliği yaşıyor.

-Uyumak için fazlasıyla sinirlenmiş ve yorgunluğa karşı gelebilmek için oldukça yğun bir gerilim içinde .

-Belki de sizin çocuğunuzun diğer çocuklara göre daha az uykuya ihtiyacı var.

-Evde olmayan anne veya babasının eve gelmesini ve onun yatmasını bekliyor alabilir.

Neden her defasında ona geçit vererek bitiriyorsunuz.

Beklide çocuğunuzun size ihtiyacı olduğu için uyumayı reddettiğini düşünüyorsunuz.Bunu, size pahalıya mal olsa bile doğru ve güven verici bir davranış olduğunu düşünüyorsunuz.Bütün bir gün ana babasını görmemiş ve onlarla akşamları vakit geçirmeyi arzulayan çocuğun bu isteği normal değil mi?

Bunun neden değişmesi gerekli?

Çocuğunuzun yararına.

Belirli bir ritim tutturabilmesi ve bunun devam etmesi için.Bu çocuğunuz için gerekli ve güven vericidir.Çok fazla uykuya ihtiyacı olmasa bile, yatağında uzunca bir zaman uyanık kalsa da çocuğunuz, belli bir saat geçtiğini, bunun da “çocukların değil ama büyüklerin saati “ olduğunu anlamak zorundadır.

Ona gerekli sınırları koymak ve özgürce kendi kimliğini bulmasına yardımcı olmak için gereklidir.Çocuğunuzun salonda uyuklayıncaya kadar sizinle birlikte kalmasına izin vermek, her şeyi yapabildiğini sandığı hayal dünyasını zenginleştirmektir.

Aynı zamanda bir zorba yaratmaktır.Akşamları, çocuk ne kadar çabuk yorulursa  o kadar zor uyumaya gider ve çekilmez bir hale gelir.Onun için ne kadar büyük fedakarlıklar yapılırsa yapılsın, sonuçta hep –bilinçli yada  bilinçsiz- bize etmediğini bırakmayan bu çocuğa öfke duymakla bitiririz.

Onun okul kurallarına uyum sağlayabilmesi gereklidir. Bir çok öğretmen çocukların, dikkatlerini toparlamayacak kadar çok yorgun olduklarından yakınırlar.Ana okuluna başlar başlamaz, çocuklar artık uzun gündüz uykularından mahrum kalıyorlar.Akşamları da  çok yorgun oluyorlar.Toparlanmaları için erken yatmaya ihtiyaçları yoktur.

Sizin yararınıza .

İster bütün gün çalışan ister yarım gün, sizinde akşamları eşinizle birlikte kendinize ayırdığınız özel anlara sahip olma hakkınız var.çocuğunuzun mekanları ve saatleri karıştırmaya devam etmemesi kendisi kadar eşinizle olan ilişkiniz içinde önemlidir

 

 

Ona Hayır Diyemiyorum

 

Sürekli Yeni oyuncaklar almanızı istiyor.Yada sizin masum kurallarınıza karşı gelmeyi deniyor. (vaktinde uyumak, tek başına giyinmek gibi) sanki biraz fazla ödün veriyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.Öyleyse, kaybettiğinizi düşündüğünüz otoritenizi nasıl yeniden kazabilirsiniz ?

 

Hayır demesini bilmenin altında ne yatar ?

Çeşitli duygular;

-Suçlu ana baba: zaten çocuğunu yeteri kadar göremiyor, birlikte olduğu anlarda da onu zorlamak istemiyor.

-Şüpheci ana baba : Aldığı eğitimin bir sonucu olarak –büyük bir olasılıkla çok katı ve sıkı bir eğitim- çocuğuna “hayır” demenin yararlı olup olmayacağını sürekli kendi kendine sorguluyor.

-Bitkin ana baba :Sonunu getiremeyeceğini düşündüğü bir işe girişmeye cesaret edemiyor.

-Aceleci ana baba: Sabahları çocuğu giyinirken, iki saat dil dökmeye zamanı

olmadığından onun işini kendisi üstleniyor.

Hayır demesini öğrenmek niçin gereklidir?

Bu çocuğunuzun biçimlenmesine ve ilerde, kişilik sahibi, sorumlu, özgür ve becerikli bir insan olmasına olanak sağlar.

Engelleme, bütün isteklerinin karşılanmasının yarattığı anlık sevinçlerden vazgeçebilmeyi öğrenmek zorunda olan çocuğun psikolojik  ve duygusal gelişimde önemli bir deneyimdir.Sanabileceğinizin aksine, engelleme küçük düşürmek anlamına gelmez.

Çünkü sanıldığının aksine, kendisine hayır denilmesi çocuğu rahatlatır.

Kabul edilmiş sınırlar, incitmekten çok güven verir.Kriz öncesi alınan kararı korumak, öfkesine geçit vermemek ona başlangıçta verilebilecek en iyi işarettir.

Onun ihtiyaçlarını anlamak, her şeyi yapmasına izin vermek anlamına gelmez.

“Arkadaş ana baba” tuzağına düşürmemek için.

“Arkadaş ana baba olmak, çocuğunu kendisiyle aynı yaşta bir arkadaşı gibi eşit saymaktır,  yani onu yetişkin olarak görmektir.Bu da çocuğun psikolojik gelişme dönemlerini bilmemek, tanımamak anlamına gelir.

Çocuğunuzun rahatça kendi kimliğini bulabileceği, güvenebileceği dayanabileceği, ana baba statüsünü sürekli koruyan, yetişkin, ciddi ve aklı başında bir ana babaya ihtiyacı vardır.

İlerdeki zorlukları önlemek için.

Çocuğunuzun bütün isteklerini kabul etmek, onu, her şeyi yapabileceği sandığı aldatıcı dünyasına iyice yerleştirmek anlamına gelir.” Yasaklama yasaktır” kuralı çocuğun gerçeği görmesine engel olur ve onu engellemelere  ve yasaklara karşı dayanamaz hale getirir.küçüklüğünde ana baba otoritesi almamış çocuk, ergenlik çağında, bu otoriteyi bulmak için elinden  geldiği her biçimde çevresindeki, ana baba hariç bütün insanlarla ilişkiye ve arayışa geçer.Büyümek, ileride daha iyi şeyler yapabilmek için geçici olarak bazı şeylerden vazgeçmek demektir.

 

Varlığınızı zorlaştırmayın.

Sürekli boyun eğmek köleliliği getirir ardından.Ve hep bize  baskını –bilinçli veya bilinçsiz- suçlamaya başlamanızla sonuçlanır.

 

Hayır demek  nasıl öğrenilir?

Öncelikle, koşulsuz toplumsal yasaklar ile her aileye özgü kuralları iyice ayırt edin kafanızda.

Toplumsal yasaklarda kesinlikle ödün vermeyin.Yalnız kriz esnasında değil, sürekli hatırlatın çocuğunuza bu yasakları.

Ve ardından şu basit formülü ekleyin:” İster kabul et ister etme bu yasak” ve tekrarlayın : “sana bunu daha öncede söyledim” .Bu formül, yasakları gerçek bir işaret  noktası haline getirmeyi sağlar.

Ailenizdeki geçerli kurallardan da yalnızca uzun süre uygulayabileceğinizden emin olduklarınızı ilan edin.Ve bunları çocuğunuzun yaşına, ihtiyaçlarına ve kişiliğine göre uygulayın.

Çocuğunuza bir yasağı yada sınırı uygulatmak istediğinizde, bakışlarınızı onunkinden hiç  ayırmamaya  zorlayın.”Kocaman gözlerle bakmayı öğrenin. Çocuk ne kadar çabuk sert bakışlarla kendisine bakılmaya alışırsa o kadar çabuk söz dinlemeyi öğrenir. Otorite en az ses tonundaki değişiklikler kadar bakışlarla da sağlanır.

 

 

3 ve 6 YAŞ ARASINDAKİ  ÇOCUK

 

Üç yaşındaki çocukların yaratıcılık güçleri, hayal dünyaları, duyguları oldukça gelişmiş ve anne babayı taklit etme duyguları dönemleri başlamıştır.Kız annelerini, erkek çocukları ise babalarını taklit eder.

Çocuklar bu yaşta cinsiyetlerinin de farkındadır.

Erkek çocuklar araba, tren, uçak, bisiklet, kamyon gibi oyuncaklarla oynarken, kız çocukları ise bebeklerle ve evcilik oynamayı severler.

Elektronik oyuncaklar, o yaştaki çocuğun sosyal gelişmesi açısından zararlıdır.Çocuğun yaratıcılığını etkiler, hatta köreltebilir.Bu yaştaki çocukların; daha ziyade el becerilerinin gelişmesine yardımcı olan “yap boz” oyunu, boyalar, fırçalarla resim yapmak, oyun hamuruyla  veya kumdan kalıplar çıkarmak gibi oyunlar oynaması daha iyidir.

Çocukların oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşması ve sıralarını beklemeyi öğrenmeleri de gereklidir.Çocuğu bir arkadaş gurubuna sokmak için en uygun zaman bu yaşlardadır.Çocuk arkadaşlarıyla oyuncakları paylaşmayı ve ortak oyunlar oynamayı, uyum içinde olmayı bu dönemde öğrenir.Çocuğun güvenini sağlamak ve çıkacak kavgaları önlemek için annenin bütün dikkati çocuğun üzerine olmalıdır.

Çocukların bu yaşlarda hayal güçleri daha kuvvetlidir.Hayal gücünün etkisiyle hikayeler uydurur.Büyüklerinden  masal dinlemeyi, televizyon ve sinema izlemeyi sever.

Çocuk kendini hayali hikayelere fazla kaptırmışsa, aile ilişkilerinde bir problem olup olmadığı düşünülmelidir.Çocuğa  fazla hayal ürünü hikayeler anlatmak doğru değildir.

 

 

Bağırmadan Ona Söz Dinletemiyorum

Sistemli bir şekilde olmaya başladı; Sakince söylüyorsunuz, bir defa , iki defa…. Hiçbir şey olduğu yok.O halde üçüncüde basıyorsunuz çığlığı.Bağırmadan nasıl söz dinletebilirsiniz.

 

Neden Bağırıyorsunuz ?

Aşağıdaki sebeplerden biri veya bir kaçı olabilir:

 

-Çocuğunuza bir emir verdiğiniz zaman, hemen yerine getirmiyor.Aksine, istediğiniz şeye tepki vermek için sizin çığrınızdan çıkmanızı bekliyor.Sizi hiç önemsemiyor ve çok sinirleniyor.

-Otoritenizi başka yollardan sağlayabileceğinize artık kesinlikle inanıyorsunuz.Belki de sizde bu tarzda bir eğitimle büyütüldünüz? Zamanında çok çektiniz ve şimdi aynı yöntemi siz uyguluyorsunuz.

-Belki de biraz zor bir dönemden geçiyorsunuz, iş hayatınızda yada özel hayatınızda  bazı sorunlar var.

-Bağırmalarınız belki de içinizdeki başka duyguların bir dışa yansıması.Kriz anlarında hiçbir zaman olmayan, ev işlerini hiçbir zaman üzerine almayan ve yalnız çocuğun banyo ve yemek krizlerinin hemen ardından eve gelen eşinize-bilinçsiz olarak bağırıyorsunuz.Ve bağırsak, hissettiğiniz adaletsizliği ifade ediyorsunuz.

 

Bu çocuk için çok mu kötü ?

Çok fazla abartmayın : Sürekli bağırıp çağıran ana babalar geleceği düşünmeden çocuk yapan yaratıklar değillerdir.

İşte bakın, siz bağırdığınızda çocuğunuzun hissedebilecekleri:

-Dengesi bozulabilir, kendine olan güveni sarsılır ve kendini kaybeder.

-Kendisini, sizi bu hale soktuğu için suçlu hisseder.

Zamanla, sizin ona sürekli bağırarak hitap etmenizin bir sonucu olarak, tepkisiz davranmaya başlar:Herhangi bir şey yapmasını istediğinizde size evet der ama on dakika sonra görürsünüz ki hiçbir şey yapmamıştır.Diğer insanlarla olan ilişkileri de bu ilişkiler güce dayanacağından riske sokar.

Sonunda siz ve çocuğunuz birlikte olmanın verdiği bütün mutluluğu kaybedersiniz.

 

Bağırmadan Kendinize Nasıl İtaat Ettirirsiniz?

-Kendinize güvenin öncelikle.Çocuğunuza verdiğiniz mütevazı eğitimin doğruluğu üzerine kendi kendinize soru sormayı bırakın artık.Çocuğunuzun kimi kurallarda acemilik çekmesi kaçınılmaz ve normaldir.Çocuğunuza bu kuralları öğretip uygulamasına yardımcı olmak bir ana baba olarak sizin görevinizdir.Ayrıca kararsız olmaktan da sakının.

-Kuralar hiçbir zaman değişmez değildirler. Çocuğun yaşına ve olgunluğuna göre onları değiştirmek ve her defasında yeniden ilan etmek gerekir.

-Size hemen itaat etmediği zaman onu kuru kuru azarlayarak suçlamaktan sakının.

-Çocuğunuza en kısa zamanda, sınıra geldiğini yada sınırı geçtiğini fark etmesini söyleyin.Onun bakışlarını yakalayıp ona koca gözlerle bakın.Ne kadar çabuk çocuğunuza dik dik bakmaya alışırsanız, basit bir bakışın onun artık durması ve itaat etmesi gerektiği anlamına geldiğini o kadar çabuk anlatmış olursunuz.

-Teşvik edici statejilerin hazırlanmasında çocuğunuzla birlikte hareket etmeye çalışın. Onu daha fazla cesaretlendirin ve uğraştığı işi bitirmesi için biraz daha zaman verin. “Giyin çabuk, gel yemek ye, git yüzünü yıka” gibi ardı ardına kesin emirler vermek yerine, ona yaklaşın, bakışlarını üzerinize çekin ve kesin olarak ama sakince programı açıklayın. “Dinle yavrum birazdan akşam yemeği başlayacak,eğer bu saate kadar elini yüzünü yıkayıp pijamalarını giyebilseydin, gerçekten harika olurdu.Üstelik bu benim işimi de çok rahatlatırdı ve ben de seninle övünürdüm.Bunu senin pek hoşuna gitmediğini anlıyorum ama bu gerçekten gerekli bir şey, hadi bakalım sana güveniyorum”.İsteklerinizi yerine getirdiği zaman, sonuç mükemmel olmasa bile, teşekkür ve tebrik etmeyi de unutmayın.

 

 

 

 

 

 

*Çocuk Eğitimi*Çocuk Bakımında Eğitim hatalar*Çocuklarda Kıskaçlık*Dayak Ters Teper*Çocuk ve Korku*Çocuk ve Ceza*Akşamları Yatmak İstemiyor.

Cizgi Group © Çizgi Sosyal Aile
Danışmanlığı

Ana Sayfa| Hakkımızda |  Bebek Bakımı | Çocuk Bakımı | İletişim

 

FAYDALI  LİNKLER

http://www.cocukbakimi.net   çocuk bakıcısı

http://www.calisananne.com    bebek bakıcısı

http://www.cocuk-bakicisi.com  çocuk bakıcı

http://www.bakiciistanbul.com bebek bakıcı

http://www.bakicifirmasi.com   bakıcı firmaları

http://www.bakici-dadi.com     bakıcı dadı

http://www.cizgidanismanlik.com   bakıcı firması

http://www.bakici.eu

http://www.cocukbakicisi.eu

http://www.bebekbakicisi.eu

http://www.hastabakici.eu

http://www.lambadaotel.com  altınoluk tatil merkezi

http://www.uygunis.com    ve kariyer ilanları

http://www.bakici.info